Blogs

Çocuklarda Duygusal Farkındalık - Berna Kurnaz

Çocuklarınızı ne kadar tanıyorsunuz? Ebeveynler çocuklarının güvende olmalarını ister. Düşüp bir yerlerini vursalar içleri acır, canları yanar. Karınları tok olsun, üşümesin isterler. Kıyafetleri temiz olsun, odasının perdesi-halısı özenli, bedensel ihtiyaçları eksiksiz olsun isterler. Bütün bunlara bu kadar özen gösterirken, peki ya çocuklarımızın duygusal dünyası? İçerde neler oluyor dışarısı kadar haberdar mıyız? Ebeveynlerin sıklıkla düştükleri bir yanılsamadan bahsetmek istiyorum. “Çocuklarını kendi uzantıları olarak görmek.” Biraz daha açıklayacak olursak; Çocuğumuzu kendimizden bağımsız bir “birey” olarak görememek.

Okumaya devam et

Hayrat Cocuk Sanat Merkezi Resim Yarismasi 2021

NUHOĞLU VAKFI HAYRAT ÇOCUK SANAT MERKEZİ “İKLİMLER HAYATIMIZI NASIL ETKİLİYOR” KONULU RESİM BULUŞMASI ŞARTNAMESİ ( 7 - 9 / 10 - 14 Yaş arası 2 Grup için ) Nuhoğlu Vakfı destekleri ile Hayrat Çocuk Sanat Merkezi’nin 2. sini düzenlediği resim yarışması, yeni formatı ile sanat buluşması olarak 2021 yılında gerçekleştiriyor. Hayrat ve Of ilçesine içerisinde yaşayan tüm çocuklarımızın katılabileceği sanat buluşması temasını küresel ısınmaya farkındalık yaratmak amacı ile “İKLİMLER HAYATIMIZI NASIL ETKİLİYOR ” olarak belirledi.

Okumaya devam et

İş Dünyası Sanata Evet Dedi - Tuğçe Nuhoğlu

Genel olarak sanat, insanların doğa karşısındaki duygu ve düşüncelerini çizgi, renk, biçim, ses, söz ve ritim gibi araçlarla güzel ve etkili bir biçimde, kişisel bir üslupla ifade etme çabasından doğan ruhsal bir faaliyettir. (Aytaç, 1981) İş dünyasında bireyin başarıyı yakalamak ve öncü olabilmek adına iletişim yönünü geliştirmesi gerekmektedir. Yaşamı bir sunum sahnesi olarak kabul edersek, iletilmek istenen mesajlar ancak etkili bir biçimde sunularak iletilebilir. Birey; ancak etkileme ve ikna gücündeki başarılarını, kişilik yapısıyla birleştirerek, iletişim becerilerini daha da ileriye taşıyabilir.

Okumaya devam et

Bayonne Nire Kuşköy Nire - Deniz Nuhoğlu Pambouc

Bundan yıllar önce 70’li yılların ortalarında Giresun’un Görele ilçesindeki ailemle gittiğim akraba ziyaretlerimizden birinde Ayşe Öğretmen’le tanıştığımı, onun Kuşköy’ün yakınlarındaki yayla evine gittiğimizi ve orada Kuş Dili’ni (ıslık dilini) duyduğum o ilk anları sanki dün gerçekleşmiş bir olay gibi hala çok iyi hatırlıyorum. Ayşe Öğretmen, batılı, yanılmıyorsam Bursalıydı, ama Karadeniz’e, özellikle de yaylalarına sevdalandığından kocasının ölümü ve emekliliğinin ardından iki kızı ve bir oğluyla birlikte Görele’ye yerleşmişti. Zamanının çoğunu yayladaki evinde geçirdiğinden, kızlarını bırakıp yaylalara çıkıyor diye kasabalılar tarafından sürekli eleştirildi.

Okumaya devam et

Hoşgörü Bir Sanat Mıdır? - Nuray Tuğ Yaşar

EN GÜZEL SANAT GÖNÜLLERİN KAZANILMASIDIR HOŞGÖRÜLÜ OLAN İNSAN AYNI ZAMANDA SANATÇIDIR Vakıf dergimizin bu seneki kapak konusu “SANATA EVET” olarak belirlenmiş. Sanat ve sanatçı kavramlarının çok özel ve çok yetenekli insanlarda var olduğunu düşünürüz ve öyledir de. Her insan özel bir varlıktır ve her insanda eşsiz özellikler vardır ama her insan sanat üretemez ve sanatçı olamaz değil mi? Sanat sözlük anlamında; bir duygunun, tasarının ya da güzelliğin anlatımında kullanılan yöntemlerin tümü, ustalık, hüner, beceri, yetenek olarak anlatılmaktadır.

Okumaya devam et

Kurumsal Aidiyet - Aygül Fazlıoğlu

Beslendiğinde Yeşeren, Beslenmediğinde Solan Duygumuz: Kurumsal Aidiyet !!! Büyümesi, güçlenmesi, sahiplenilmesi gereken sadece ekonomi değildir. Sosyal ve beşeri sermayeyi, kurum kültürünü de yeniliklerle güçlendirmek, sahiplenmek ve yeni şeyler söylemek gerekir. Cüzdanlar, evler, arabalar koltuklar ve makamlar büyüdükçe büyük insan, muteber yönetici olunmuyor, aidiyet duygusu gelişmiyor… İnsanlar çalıştığı yerde mutlu ve sağlıklı ise daha çok üretiyor, daha çok yaratıcı ve yenilikçi oluyor ve de daha çok aidiyet duygusu gelişiyor. Aidiyet duygusu gelişen ve üreten birey daima çalıştığı kurumun menfaatini kendi menfaatinin üzerinde tutuyor.

Okumaya devam et

Teknolojinin Eğitimde Kullanımı - Mert Nuhoğlu

Çocuklar ve Büyükler İçin Faydalı Eğitim Teknolojilerinden Örnekler Son 1000 yıllık tarihin en önemli icadı sorusuna verilen yanıtların başında 1440’lı yıllarda icat edilen Gutenberg’in matbaası gelir. Matbaa, tüm icatların ve ilerlemelerin gerçekleşmesini sağlayan bilginin yayılmasını kolaylaştırdığı için, 1000 yılın en büyük icadı olarak görülür. 1440’lı yıllardan 1990’lı yıllara kadar geçen 550 yıl boyunca, bilgiye ulaşım yönteminde çarpıcı bir değişiklik olmadı. 1600’lı yıllarda yaşayan bir kişi de, 1980’lerde yaşayan bir kişi de bilgiye kitaplar üzerinden erişiyordu.

Okumaya devam et

Turkiyede Muzik Egitimi Mustafa Anil Sayil

Türkiye’de Müzik Eğitimi Müzik ya da musîkî en genel tanımı ile sesin anlamlı titreşimler kazanmış halidir. Bir diğer tanım olarak müzik; Sesin ve sessizliğin belli bir zaman aralığında ifade edildiği sanatsal bir formdur. Bunun gibi daha birçok tanıma ulaşabiliriz. Eğitim yönünü ele alacak olursak, eğitimin kapsamlı oluşumu içinde, belirlenen amaçlara ulaşmada; Resim, Müzik ve Beden Eğitimi gibi dersler okul eğitimi içim oldukça önemli araçlardır. Bunlar bireyi “öğrenim yaşantısı” içine kolayla çekebilen yeteneğe bağlı derslerdir.

Okumaya devam et

Denizcinin Mezarında Gül Bitmez - Kubilay Nuhoğlu

Çocukluğumun en güzel günlerini deniz kıyısında memleketim Trabzon’daki Yıldızlı Askeri Kampında geçirdim. 1974 yazıydı. 7 yaşındaydım. Kavak meydanından otobüslerle başlayan yolculuğumuz Yıldızlıdaki rampa başlangıcında sona ermiş ve kampın giriş kapısı görünmüştü. Otobüslerden indikten sonra toprak bir yolu takip ederek kalacağımız motellere vardık. Motellerin arkasında köylülere ait sebze bahçeleri, ön tarafta ise kavak ağaçlarının gölgesinde piknik masalarının olduğu bir bölüm, devamında kumsal ve deniz vardı. Kumsalın başladığı yere gidip ufka baktığımda gözlerimin önünde göz alabildiğine lacivert Karadeniz’i gördüm.

Okumaya devam et

Farklı Düşünebilmek - Aykurt Nuhoğlu

Teknolojik gelişmenin hızlı olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Bu değişimler, hayatı olumlu etkileyebildiği gibi, hızlı dönüşümlere adapte olamamanın olumsuz etkileri olabiliyor. Mevcut eşitsizliklerin olumluya dönüştürülmesi çok kolay olmuyor. Ülkemizde ciddi eğitim sorunu varken pandeminin devreye girmesiyle evden eğitime dönmesi durumu çok daha vahim hale getirdi. Herkesin teknolojiye erişimi eşit oranda olmadı, erişilse bile insan faktörünün ne kadar önemli olduğunu fark ettik. Geleceği aydınlık bir toplum yaratmanın hayali her zaman içimizdedir. Şartlarımız ne olursa olsun iyimserliğimizi koruyarak ileriye gitmek isteriz.

Okumaya devam et